22 Mayıs 2014 Perşembe

Yaz kreasyonu

Tatil planları yapıldı, Haziran son haftasına geri sayım başladı. Bizim bıdık tatile hazır :) 


 Geçen sene denize girerken Huggies'in Little Swimmers ürününü kullanmıştık, bu sene de yine bir paket aldım. Yıkanabilir mayo bezlere de baktım ama onla uğraşmaya üşendim açıkçası. Bir de 2 tane almak gerekirdi, o da gereksiz masraflı geldi. Biraz şirinlik katmak için bezin üzerine bikinimizi giyebiliriz değil mi ? Naz ablasının Mothercare bikinisi biraz büyük olsa da iş görür :) 
Sandaletlerimiz Nike Sunray Adjust. Deichmann'dan aldık. Gerek renkleri, gerekse yumuşak dokusuyla çok hoşuma gittiler. Benim koca ayaklı kızıma da pek bir güzel oldular. 
Kreasyonumuzun son parçası da yazın olmazsa olmazı güneş gözlüğümüz. C&A'da çok uygun fiyata bir çok çeşit var. 
UV filtreli şapkamızı da alırsak tamam. Sonra ver elini deniz, güneş, kumsal :) 


9 Mayıs 2014 Cuma

Kış geri mi geldi ?

Yağmurlu bir gün yine, eve tıkılıp kaldık. Dışarısı soğuk ama ev de soğuk. Yataktan çıkmak istemedim sabah. Aldım kızı koynuma, mıncıkladım da mıncıkladım. Biraz kitap okuduk sonra sıkıldı, indi gitti yataktan. Sonra biraz çizgi film, biraz kitap, biraz tabak çanakla oynamaca, biraz ata binmece, biraz top oynama derken günü yarıladık. Şimdi uyuyor küçük hanım, uyanacak, yemeğini yiyecek sonra başlayacak "anne anne anne". Kalk hadi bir şeyler yapalım demek bu. Yapıcaz biz de napalım :) Biraz dans ederiz, biraz lego oynarız, biraz fotoğraflara bakarız. Biraz da kendi kendine bir şeyler yapabilse keşke... 

Geçen gün alışverişe gittik hanfendiye. Bizimki kıyafetlere bakmayı çok seviyor. Bir çanta taktık boynuna, nasıl mutlu nasıl mutlu. Mağazanın içerisinde oradan oraya koşturup durdu.

                                             
  "Anne bak, bu tarafta daha güzelleri var" diyor sanki !


Büyük bir ciddiyetle kıyafetleri incelerken 


Bu haftasonu yoğun geçecek, anneler günü ziyaretleri, anneler günü yemeğimiz var. İyi ki annen olmuşum güzel bıdığım, seni çok seviyorum !

8 Mayıs 2014 Perşembe

Bolyanak Okuyor: Adalı Çınar

Bolyanak kitaplara bakmayı, sayfalarını çevirmeyi ve beni okurken dinlemeyi çok seviyor. Ben de çocukluğumdan beri okumayı çok severim. Eskiden Beşiktaş'ta oturduğumuz yıllarda,  Kabalcı Kitabevi daha yeni açılmıştı ve ben okul dönüşlerinde mutlaka uğrar, en az bir yarım saat kitapları karıştırırdım. Şubat tatiline girerken mutlaka 4-5 kitap birden almak isterdim. Her akşam okumadan uyumazdım. Harçlığımın çoğunu kitaba yatırırdım. Annem o zamanlar takılırdı bana, "seni Kabalcı'nın oğluyla evlendiricem" diye. Tabi Kabalcı'nın bir oğlu var mıydı bilmiyorum :))
Hala okuyorum ama artık eskisi kadar çok değil. Yine de bir kitapçıya gidip yeni çıkan kitapları karıştırmak, 1-2 kitap seçmek, en sevdiğim şeylerden biri. Artık sadece kendime değil, kızıma da kitap alıyorum. Bu ne kadar güzel bir his anlatamam. Umarım o da annesi gibi bir kitapsever olur.


En son kitap alışverişimizde, sevgili kuzenim Müge Acar'ın yazdığı "Adalı Çınar" kitabını aldım Nehir'e. Henüz ona pek hitap eden bir kitap olmasa da yine de beni okurken dinledi, resimlerine baktı, "aaç (ağaç)" deyip durdu. Çok akıcı bir dille yazılmış, günümüz olaylarını da konu alan, çizimleriyle dikkat çeken bir kitap "Adalı Çınar". Gezi olaylarına dem vurmuş olması beni ayrı etkiledi. Çocuklara yaşananların asıl nedenini anlatmak için bire bir. Müge ablama yüreğine, kalemine sağlık diyor, yeni kitaplarını dört gözle bekliyorum :) 

Sevgiler, 

6 Mayıs 2014 Salı

Çikolatalı Fındıklı Pudingli Kurabiye

Tavsiye Kanalı ile Teremyağ Gurme Kaymaklı kampanyasına bir katıldım pir katıldım. Yaptığım her şeyi Teremyağ ile deneyesim var :) Kurabiye, kek ve özellikle pilav süper oldu. İşte o denemelerden biri, yine pudingli bir kurabiye. Puding lezzetine alışınca vazgeçmesi zor :) Özellikle yoğun çikolata ve fındık tadını sevenler için bire bir! 
Kendime not: Bir dahaki sefere bitter çikolatalı puding ile dene.


Çikolatalı Fındıklı Pudingli Kurabiye 

Malzemeler 
  • 150 gr Teremyağ Gurme Kaymaklı
  • 4 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 2 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 yumurta
  • 1 paket çikolatalı fındık aromalı toz puding
  • 1/2 çay bardağı ince çekilmiş fındık
  • 2 yemek kaşığı damla çikolata
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1,5 su bardağından 1 parmak fazla un
Oda ısısındaki Teremyağ Gurme Kaymaklı'nın üzerine, oda ısısındaki yumurta, şeker,sıvıyağ, fındık, kabartma tozu ve azar azar ilave ederek unu ekliyoruz.
Ele yapışmayacak kıvamda bir hamur elde edene dek yoğuruyoruz.
Damla çikolataları da ekleyip biraz daha yoğuruyoruz.
Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp, elimizle şekil vererek yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine yerleştiriyoruz.
Önceden ısıtılmış fırında 175 derecede yaklaşık 15 dakika pişiriyoruz. 

Afiyet olsun, 

3 Mayıs 2014 Cumartesi

Pazı Dolması

Cumartesi de bitti, kaldı bir pazar. Babamız  perşembeden beri evde olunca, zaman hemencecik geçiverdi. Güzel havanın keyfini sürdük; bir gün Suadiye sahilde oturduk arkadaşlarla, bir gün Özgürlük Parkı'na gittik saatlerce oturduk çimenlerde...Bolyanak da çok mutluydu tabi sürekli babasıyla birlikte olmaktan. Hiç beni aramıyor böyle zamanlarda, kıskanmıyor değilim :(  Ben onun için oturayım pazı dolması sarayım, o sabah kalkınca suratıma "Baba" desin, pes yani!!!
Neyse, gelelim hanfendinin hapur hupur yediği dolmalarımıza. Sen babanı tercih etsen de ben yine sana dolma yaparım Bolyanağım benim:)


Etli Pazı Dolması 

Malzemeler 
  • 1 kg pazı
  • Yarım kg kıyma
  • 2 soğan
  • 1 su bardağı ince bulgur 
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı paprika/biber salçası
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağ ( Ben yağsız kıyma aldığım için harcın içine biraz yağ ekledim) 
  • İstenirse1 çay kaşığı sumak
  • Tuz, karabiber
  1. Pazı yapraklarının saplarını keserek iyice yıkıyoruz.
  2. Yaprakların arasından bir kaç büyük yaprak ayırıyoruz. Bu yaprakları daha sonra dolmaların üzerini kapatmak için kullanacağız. Diğer yaprakları geniş bir kaba koyup üzerine kaynar su ekliyoruz.1-2 kez alt üst ettikten sonra suyu süzüp ve yumuşayan yaprakları süzgece alıyoruz. 
  3. Kıyma, rendelenmiş soğan, bulgur, zeytinyağ,salçalar ve baharatları iyice karıştırıyoruz.
  4. Yaprakların parlak kısımları altta kalacak şekilde dolmaları sararak geniş bir tencereye yerleştiriyor ve üzerine biraz sıcak su ekliyoruz (Çok fazla su koymaya gerek yok).
  5. Pişerken kurumalarını önlemek için daha önce ayrılan yapraklarla dolmaların üzerini kapatıyoruz.
  6. Tencerenin kapağını kapatmadan yemeğin üzerine 1 tabak koyuyor ve böylece dolmaların pişerken oynamalarını önlüyoruz.
  7. Su kaynayana kadar harlı, daha sonra kısık ateşte, yaklaşık yarım saat pişiriyoruz.
Afiyet olsun, 


1 Mayıs 2014 Perşembe

Blogcu Anne ile Annelik Halleri Üzerine Sohbetimiz

Geçtiğimiz hafta Tavsiye Evi'nden "Blogcu Anne ile sohbet" konulu bir mail gelince hemen katılmak istiyorum diye mail atmıştım. Blogcu Anne'yi ( Elif Doğan) Nehir'e hamileyken gebelik günlükleri ile takip etmeye başladım ve o gün bugündür en sevdiğim bloggerların başında geliyor.  
Salı günü söyleşiye katılmak için Tavsiye Evi'ne gittim. Bu Tavsiye Evi'ne ilk gelişimdi. Şipşirin, sponsor firmalar tarafından döşenmiş, gerçek bir ev hissi uyandıran sıcacık bir mekan. Özellikle koltuklarına ve mutfağına bayıldım! 
Konumuz tabi ki annelik halleriydi. Neler yaşıyoruz, çevremizdekilerden neler bekliyoruz, dertlerimiz neler, kardeş olmalı mı gibi çeşitli konulardan konuştuk, maceralarımızı paylaştık, bir yandan da yedik içtik. 
Blogcu Anne'nin yazdığı "Annelik Her Zaman Toz Pembe Değil" kitabı da söyleşi boyunca elimizdeydi. Kitabı daha önce okumuştum,  çok içten bir dille yazılmış, anneliğin her yönünü anlatan bir kitap. Okurken  "İşte ben de bunu demek istemiştim", "İşte benim hayatım" diyebileceğiniz sahneler geliyor gözünüzün önüne. 
Annelik gerçekten zor zanaat. Anne olmadan önce belki kendini bile o kadar düşünmezken, çocuk olduktan sonra bir anda bakış açın değişiyor. Önceliğin çocuğun oluyor. Onun için hep en iyisini istiyorsun. Diyelim o gün az yemek yedi, ya da mesela meyvesini yiyemedi, ay içinde bir huzursuzluk, bugün onu iyi besleyemedim. Ya da o sırada oyun oynamak istedi ama sen bir şeyleri yetiştirme derdindesin, o anda onunla oynayamadın, sonrasında bir pişmanlık, acaba bugün onu üzdüm mü diye. Bazen kendime hakim olamayıp bağırıyorum, özellikle hiç beni dinlemediği zamanlarda, sonra da yine kendime kızıyorum, o daha bebek ne anlasın, sabırlı olman lazım diye. Gezip tozma yerlerini bile ona göre seçmeye başlıyorsun. Hayatını artık ona göre yaşıyorsun. Kocanın hayatı asla seninki kadar değişmiyor. Hayatı tümden değişen sensin. Kendi keyiflerinden, küçük zevklerinden vazgeçip çocuğunla ilgilenen sensin. Artık arkadaşlarınla eskisi kadar dışarı çıkamayan, dilediği gibi alışverişe gidemeyen, şöyle oturup saatlerce kitap okumak, ya da arka arkaya 2 film izlemek için onun uyumasını bekleyen sensin.Her şeye uyum sağlamak zorunda kalan sensin. Sabırlı olmak, becerikli olmak, güçlü olmak,anlayışlı olmak zorunda kalan sensin. Ama tabi ki onun bir gülüşü, sarılışı bütün bunları sana unutturabiliyor bazen. İyi ki geldin dünyama diyorsun. İyi ki canıma can kattın diyorsun. 

Neyse, kısaca annelik zor be dostum :) 





       Kitaplarımızı imzalattıktan hemen sonra 


Duvardaki bu güzel resimle fotoğraf çektirmemek tabi ki olmazdı! 

Tavsiye Evi'ne bu güzel gün için teşekkür ederim, umarım başka etkinliklerde tekrar buluşuruz :) 

Sevgiler,